📝KİTAPLARDAN ALINTILAR✏️ Telegram channel photo

📝KİTAPLARDAN ALINTILAR✏️

@kitabtannotlarPublic Channel

İslâmî kitaplardan alıntılar yapacağım. Paragrafların sonunda kitabın ismini belirteceğim inşâAllah. Rabbimden isteğim; okuduğumuz her bir paragrafın dünya ve âhiretimize faydalı olmasıdır. Rabbim, öğrendiklerimizle amel etmeyi nasip etsin. ❤️‍🩹

22

Last views

113 (113 subscribers)
Üyeler
—
Rating
39
Total Posts
Oct 17, 2026, 5:36 AM
Güncellendi
Apr 24, 2026
Created
Stats

Türkçe içerik görüyorsunuz. Diğer dillerdeki içeriği görmek için site dilini değiştirin.

Channel Information

Channel Information
Channel Name📝KİTAPLARDAN ALINTILAR✏️
Username@kitabtannotlar
Categoryİlham Verici Sözler
LanguageTürkçe
CountryTürkiye
Üyeler113
Channel TypePublic Channel
Created24 Nis 2026
Last Updated17 Eki 2026 • 5 gün önce
StatusActive

Sıralama

Küresel Sıralama
#388062-954
Dil Sıralaması
#3793-1
Kategori Sıralaması
#2076-4

Üye Büyümesi

Toplam: 11330 Days growth: -32.6%
09/1809/2309/2810/0310/0810/1310/17
Üye Büyümesi - 30 Days
DateSubscribers
18:09:2026116
19:09:2026115
20:09:2026115
21:09:2026115
22:09:2026115
23:09:2026115
24:09:2026115
25:09:2026115
26:09:2026115
27:09:2026115
28:09:2026115
29:09:2026115
30:09:2026115
01:10:2026115
02:10:2026115
03:10:2026115
04:10:2026115
05:10:2026115
06:10:2026115
07:10:2026115
08:10:2026115
09:10:2026115
10:10:2026115
11:10:2026115
12:10:2026115
13:10:2026115
14:10:2026115
15:10:2026115
16:10:2026115
17:10:2026113
Üye Büyümesi - Weekly
DateSubscribers
Week of 20:04:2026140
Week of 27:04:2026140
Week of 04:05:2026131
Week of 11:05:2026131
Week of 18:05:2026131
Week of 25:05:2026131
Week of 01:06:2026131
Week of 08:06:2026131
Week of 15:06:2026131
Week of 22:06:2026131
Week of 29:06:2026131
Week of 06:07:2026118
Week of 13:07:2026118
Week of 20:07:2026118
Week of 27:07:2026118
Week of 03:08:2026118
Week of 10:08:2026118
Week of 17:08:2026119
Week of 24:08:2026119
Week of 31:08:2026115
Week of 07:09:2026116
Week of 14:09:2026115
Week of 21:09:2026115
Week of 28:09:2026115
Week of 05:10:2026115
Week of 12:10:2026113
Üye Büyümesi - Monthly
DateSubscribers
April 2026140
May 2026131
June 2026131
July 2026118
August 2026119
September 2026115
October 2026113
Üye Büyümesi - Yearly
DateSubscribers
2026113

Son Yazılar

Hayâtınızdaki bazı kişiler, bazı ânlar ve bazı acılar sadece ‘imtihân’dır.

Bu nedenle ona bir sebeb bulamaz, nedenini çözemezsiniz. Anlamlandıramaz ve ondan kurtuluş yolunu hiçbir çabanızla elde edemezsiniz. O, sadece sizi yaratan ve size dilediği gibi hükmeden Rabbin, sizi, yalnız O’nun bildiği bir hikmetle sınamak istemesinden ibârettir.

Ondan mutlak zaferle çıkmış olmak demek, onun sizi yıpratmamış olması demek değildir. Aksine sizin, kırıklığınıza ve hüznünüzün ağırlığına rağmen o imtihânı sabırla ve teslimiyetle geçirmiş olmanızdır. İmtihân, zaten kulun kırılması içindir.

Sizi olgunlaştıran, îmânınızı artıran, takvâya daha sarılmanızı sağlayan ve kalbinizi her şeyden arındırıp yalnız Rahmân’a bağlayan hiçbir imtihân, musîbet değildir. Belâ görünümüne büründürülmüş ilâhî bir nimet ve Rabbe bir yakınlaşma vesîlesidir.
22000
Bu yolu tercih eden kişi, susayan birinin tuzlu su içerek daha da susaması misali, sevgi ve onay elde edebilmek için her türlü hileye başvurur.

Bu hastalıklı çabanın temelinde iki şey vardır: Övülme arzusu ve eleştirilme korkusu. Bu iki duyguyu normalinden çok yüksek seviyede hisseden kişi, saplantı derecesinde sevilmek, beğenilmek ve onaylanmak ister; eleştirilmekten ve reddedilmekten de alabildiğine korkar. Bütün davranışları “Herkes beni beğenmeli, en popüler kişi olmalıyım.” mottosu üzerine kurgulanır. İçindeki duygusal açlık artarak dayanılmaz boyutlara ulaştığında açlığını gidermek için önce ihlassız niyetlerle bir sürü göstermelik amel işler. Eğer bu aşamada eylemlerinin motivasyon kaynağını sorgulamaz ve niyetlerini düzeltmezse bu defa kalbindeki hastalık derinleşir ve yeterince takdir toplamadığını düşünmeye başlar. Zihninde dönen bu yeni düşünce onu daha çok takdir toplamak, daha iyi görünmek ve daha çok sevilmek için nifakın en tepe noktasına taşır. İşte o son nokta, yapmadığı hâlde yapıyormuş gibi görünmektir. Böylece kişi yapıyormuş gibi görünerek yalan bir hayatın içine düşer. Artık onun her şeyi yalan üzerine kurgulanır. Yedeğinde daima ekstra sevgi, ilgi ve beğeni kazandıracak maskeler taşır.

Peki, yapıyormuş gibi görünüp insanları aldatarak açlığı diner mi? Hayır, dinmez. Sahte başarılarla birilerinin takdirini kazansa da en ufak bir eleştiride bütün morali yerle bir olur. Eleştirenin haklı olup olmaması fark etmeksizin bu durum onun enerjisini silip süpürmeye yeter.

Çok güzel bir iş yapıyor olsa da insanlar tarafından kabul görmemek onu eylemden koparır ve devam edecek motivasyonu kaybeder. Çünkü eylemin amacı zaten beğeni toplamaktır. Büyük bir alkış hayal ederken tam aksine eleştirilmek o işi sürdürmeyi imkânsız kılar. İçinde amele karşı en ufak bir anlam kırıntısı bulamamaya başlar.

Elbette herkes sevilmeyi ister. Fakat bu istek kalbimizde tutku derecesine çıkarsa gözümüz beğenilmekten başkasını görmez. Eylemlerimizin tek motivasyon kaynağı onay almak ve menfaat elde etmek hâline gelir. Başkalarına bağımlı oluruz ve kendi kimliğimizle bütünleşmiş bir yaşam süremeyiz. Allah için amel etmeyi ifade eden ihlas duygusunu da tamamen kaybederiz.

Süfyan es-Sevrî şöyle der: “Birisinin bütün insanların onu sevmesini istediğini ve herhangi bir kişinin onu kötü anmasından hoşlanmadığını görürsen bil ki o münafıktır.” İnsanın seveni de sevmeyeni de olmak zorundadır. Bu kadar uç bir noktaya çıkan beğenilme ve onaylanma arzusu doğal sevgi ve onay bekleme ihtiyacımızdan ayrılır. İkisinin birbirinden tamamen farklı olduğunu kişinin ahlakında oluşturacağı sonuçlardan da anlayabiliriz.

Yetişkinlikte ve Çocuklukta Kalbin Dönüşümü
61000
Şuna işaret edilmiştir ki; dünya sevgisi, Allah yolunda cihadı bozan en büyük unsurdur. Öyle ki, dünyaya ait küçük bir damla bir mücahidin kalbine düşecek olsa, mücahid olmayan bir kimsenin kalbinde bir kantar (çok büyük bir miktar) dünyanın meydana getireceği bozulmayı sağlar.

Bunun sebebi, Dünyanın, iman ehlinin kalbine sızabileceği birçok yolu vardır. Dünyanın az bir miktarının mücahit üzerindeki olumsuz etkisi, çok miktarının başkaları üzerindeki etkisinden daha büyüktür. Çünkü mücahit, Allah'a yönelmiş olması gereken bir konumdadır ve ona yaraşan, dünyayı arkasında bırakmış olmasıdır....

Şeyh Abdülaziz et-Tarîfî(Allah esaretten korusun)
72000
Annenin ya da babanın gününü planlaması ve düzenli rutinlerinin olması, böylesi bir evin ilk motifini oluşturur. İrade atmosferinin etkin olduğu bir evde çocuğun zihninde ebeveynin imajı nettir. Annenin zihnindeki iş bölümleri ve rutinler eve öylesine belirgin yansımıştır ki, tıpkı bir kayıt cihazı gibi her şeyi belleğine kaydeden çocuğun zihnine adeta nakşolmuştur. Bu kayıtlar, toprağın altındaki tohumların zamanla patlayıp filizlenmesi gibi, vakti geldiğinde sürgün vererek çiçek açar. İşte o çiçeğin anlamı “canı ne istiyorsa onu yapmak” değil, önceden planlanmış şeyleri her ne olursa olsun yapabilmektir.

Ne var ki, duygusal durumu inişli çıkışlı olan bir anne rutinlerini sürdüremez. “Bugün canım sıkıldı, hiçbir şey yapmak istemiyorum, bugün keyfim yok, her şeyi bırakıyorum.” mantığı sık sık devreye girer. Çocukların fark etmediği sanılsa da onlar, annenin iç dünyasındaki kargaşadan ve çok sık değişen rutin gündeminden etkilenirler. Çocuk birkaç gün düzenli bir ev hayatı ve makul rutinler yaşarken, tam da bu rutinlere iyice alışmışken, annenin iradesizliği devreye girer ve evin düzeni tepetaklak olursa çocuk bu değişken ev hayatında tek bir mottoya sığınır: “Canımın istediğini yapacağım, hiçbir kurala uymayacağım.”
Çünkü aslında anne babası da engellemeler öyle yapmaktadır.

Yetişkinlikte ve Çocuklukta Kalbin Dönüşümü
76000
Photo1/2
Himmeti Yalnızca Allah’a Hasretmek

İradenin sıhhatinin alameti; (Allah’a yönelen kimsenin) bütün gayesinin Rabbinin rızası olması, O’nunla karşılaşmaya hazırlanması, O’nun rızasına uygun olmayan bir şekilde geçirdiği vakitlere üzülmesi ve O’na yakınlığı ve O’nunla ünsiyeti kaçırmış olmasına hayıflanmasıdır.”


“Bütün bunların özü şudur: Sabah ve akşam Allah’tan başka hiçbir gayesinin olmamasıdır.”
77000
Resulullah ﷺ şöyle buyurmuştur:

"Allah dosdoğru yolu şuna benzetti: Doğru yol, her iki tarafında açık kapıları bulunan bir sur gibidir. Kapılarının üstünde ise örtüler bulunmaktadır.
Yolun başında, 'Ey insanlar, beraberce yola girin, asla ayrılığa düşmeyin!' diye bağıran bir çağrıcı vardır.
Yolun üstünde de başka bir çağrıcı bulunmaktadır.
Kul, ne zaman bu kapılardan birini açmaya teşebbüs etse yoldaki çağrıcı şöyle seslenir: 'Vay hâline! Sen onu açamazsın! Açarsan mutlaka oraya girersin.'

O doğru yol İslam'dır.
Örtü Allah'ın sınırlarıdır.
Açık kapılar Allah'ın haramlarıdır.
Yolun başındaki çağrıcı Allah'ın kitabı, yolun üstündeki çağrıcı ise her Müslümanın kalbindeki Allah'ın vaizidir."

Yetişkinlik ve Çocuklukta Kalbin Dönüşümü
80000
Gözleri haramdan sakınmanın faydaları

Birincisi: Dünya ve ahiret hayatında kulun saadetinin gayesi olan Allah’ın emrine itaat etmektir.

İkincisi: İçinde helâki bulunan zehirli okun isabet etmesinden ve onun etkisinin kendisine ulaşmasından korunmaktır.

Üçüncüsü: Kalbe Allah ile ünsiyet ve Allah’a yönelme kazandırır.

Dördüncüsü: Kalbi güçlendirir ve onu sevindirir.

Beşincisi: Kalbe nur kazandırır.

Altıncısı: Kişiye, haklı ile haksızı, doğru sözlü ile yalancıyı birbirinden ayırt edebileceği doğru bir feraset kazandırır.

Yedincisi: Kalbe sebat, cesaret ve güç kazandırır. Böylece Allah, kul için basiret ve delilin hâkimiyeti ile kudret ve gücün hâkimiyetini bir araya getirir.

Sekizincisi: Şeytanın kalbe giriş yolunu kapatır. Çünkü şeytan bakışla birlikte kalbe girer ve bakışla beraber, boş bir mekâna havanın nüfuz etmesinden daha hızlı bir şekilde kalbe ulaşır.

Dokuzuncusu: Kalbi, kendi maslahatlarını düşünmeye ve bunlarla meşgul olmaya ayırır.

Onuncusu: Göz ile kalp arasında, birinin diğerinden etkilenmesine sebep olan bir geçit ve yol vardır.
Biri salih olduğunda diğeri de salih olur; biri bozulduğunda diğeri de bozulur.

• İbnu’l Kayyim El-Cevziyye, ed-Dâu ve’d-Devâ, s. 415-421
104000
Gıybete güzel bir çözüm

İbn Vehb rahimehullah diyor ki;

"Bir kişinin gıybetini ettiğim zaman bir gün oruç tutmayı kendime nezrettim.
Bana zor geldi.
Her seferinde gıybet eder oruç tutardım.
Bende niyet ettim ki her gıybet ettiğimde bir sadaka vereyim.
Para sevgisinden gıybeti terk ettim."
Siyer-u Â'lami'n-Nübelâ, Zehebî: 8/15
114000
Bazen ışığı tersten alan insan, gölgesini, varlığını küçük görür ve umutsuzluğa düşer.
Böyle zamanlarda, insanların ışığı doğru yerden almasına, varlığını fark edip farkındalığa dönüştürmesine vesile olacak, “güneş insan” olmanın emeğine talip olmak gerekir.


#Hayataizbırakmak
#FiruzanÇetin
133000
Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:

لِيَبْلُوَكُمْ أَيُّكُمْ أَحْسَنُ عَمَلًا

“O, hanginizin daha güzel amel işleyeceğini sınamak için (ölümü ve hayatı) yaratmıştır.”
(Mülk, 67/2)

Fudayl b. İyâd (rahimehullah), bu âyette geçen “daha güzel amel” (أَحْسَنُ عَمَلًا) ifadesini “daha ihlaslı ve daha doğru amel” şeklinde açıklamıştır.

Kendisine:

“Ey Ebû Ali!
Daha ihlaslı olan nedir?
Daha doğru olan nedir?”

diye sorulduğunda şöyle cevap vermiştir:

“Bir amel ihlaslı olabilir; fakat doğru olmayabilir.
Bu durumda kabul edilmez.
Yine bir amel doğru olabilir; fakat ihlaslı olmayabilir.
Bu durumda da kabul edilmez.
Bir amel, hem ihlaslı hem de doğru olmadıkça Allah katında kabul edilmez.

İhlaslı amel, yalnızca Allah rızası için yapılan ameldir. Doğru amel ise Resûlullah’ın ﷺ sünnetine uygun olarak yapılan ameldir.”

İşte bu açıklama, şu âyetin en güzel tefsirlerinden biridir:

فَمَنْ كَانَ يَرْجُوا لِقَاءَ رَبِّهِ فَلْيَعْمَلْ عَمَلًا صَالِحًا وَلَا يُشْرِكْ بِعِبَادَةِ رَبِّهِ أَحَدًا

“Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa salih amel işlesin ve Rabbine ibadette hiçbir şeyi ortak koşmasın.”
(Kehf, 18/110)

• Mecmû’u’l-Fetâvâ, Şeyhû’l İslâm İbn Teymiyye rahimehullah
78000
Bu olayda yaşanan şey ile Aksâ Tufanı Savaşı’nın başında direnişçilerin çocukları öldürüp yaktığına ve yalayıcı Blinken’ın söylediği gibi kadınları parçalara ayırdığına dair yapılan propaganda arasında bir benzerlik var. Bunların hiçbiri asla yaşanmadı. Söz konusu iddialar, destekçi toplamak ve Siyonistlerin Gazze’deki zulümlerini aklamak için yapılan çarpıtmalardan ibaretti.

Ancak tartışma gereği bir adım öteye gidelim ve diyelim ki fıkhî anlayıştan yoksun bazı mücahidler çocuk öldürmüş olsun.
Bu durum, bazılarının cihad yolunun bâtıl olduğuna dair konuşmasını mı gerektirir?
Düşmanın gerek bu savaşta gerek öncesinde nasıl eşi benzeri görülmeyen bir zulüm işlediğini unuttuk mu?

2008 yılındaki savaşın başında yaptığı şiddetli hava saldırısıyla bir kerede yüzlerce çocuğu öldürdüğünü unuttuk mu?
Kızcağız Hüda Galiye’nin, Usamine ve Dulukant ailelerinin katledilmesi, gerçekliği olmayan bir kâbustan mı ibaretti?
Bizim neslimiz bu katliamları kendi gözleriyle gördü; Sabra ve Şatilla katliamları gibi sadece okuyarak öğrenmedi…
Ayrıca Ali Devâbişe isimli çocukcağızın yakılması üzerinden de fazla zaman geçmedi!

#TufanSancağıAltında
83000
Allah şöyle buyuruyor:
“Hayır olarak ne harcarsanız kendiniz içindir.”

Bu ayeti okuyunca infak ve sadakalarıyla Gazze halkını destekleyen yüce gönüllü kimseleri hatırladım.
Bu insanlar, infak etmenin daha dünyada iken önce kendilerine fayda sağladığını bilmeli.
Zira yoksul kullara sadaka vermek, yüce Allah’ın hazinelerinin kapısını açar.
Ahirette de sadaka veren kimse, malının artıp katlandığını görür.

“Allah’ın rızasını dileyerek verdiğiniz zekâta gelince; işte bunu yapanlar, malları kat kat artmış olanlardır.”

#TufanSancağıAltında
89000
“Yemin olsun ki senden önceki peygamberler de yalanlanmıştı. Onlar, yalanlanma ve eziyete rağmen sabrettiler, sonunda yardımımız onlara yetişti. Allah’ın kelimelerini (kanunlarını) değiştirebilecek hiç kimse yoktur. Muhakkak ki peygamberlerin haberlerinden bazısı sana da geldi.”

Allah’ın kanunları, peygamberlerden tut, sıradan halka kadar tüm insanlar üzerinde geçerlidir. Aldığım yaralar ve başıma gelen dertler sebebiyle pek üzülüyordum. Seccademi açtım. Allah, dilime En’âm Suresi’ni okumayı kolaylaştırdı. Okurken bu ayete gelince durdum. Hakkında derin derin düşündüm ve Kur’ân’ın en doğruya ulaştırdığına dair kesin bir inanca sahip oldum. Zira bizden önce peygamberler yalanlanmış ve başlarına sıkıntılar gelmişti. Bedenleri, malları ve ailelerine türlü ezalar dokunmuş ve bu sürekli hâle gelmişti. Peki ne zamana kadar? Allah’ın yardımı gelene dek… Allah’ın mahlûkatı üzerindeki kanunu budur ve Allah, kullarına böyle davranır. Peygamberlerin ardından da en çetin imtihanlardan onlara en çok benzeyenler geçer. Bunlar Allah’ın sözleridir ve O’nun sözünü değiştirecek yoktur. Öyleyse sebat et ve sabır göster.

#TufanSancağıAltında
88000
Kur’ân’ın kadına yönelik hidayetlerinden biri şudur:
Kadın evine bağlı kalsın; ancak kendisini buna sevk eden bir ihtiyaç olduğunda evinden çıksın.
Yüce Allah şöyle buyurmuştur:

“Evlerinizde vakar içinde oturun.” (Ahzâb, 33)

Müslüman kadın evine ne kadar bağlı olur, ihtiyaç dışında dışarı çıkmayı ne kadar azaltırsa, bunun Rabbine yakınlaşmasına ve O’nun rahmetine erişmesine daha uygun olduğu ifade edilmiştir.

Resûlullah ﷺ şöyle buyurmuştur;

“Kadın avrettir.
Dışarı çıktığında şeytan onu gözetler (insanların dikkatini ona çeker).
Kulun Rabbine en yakın olduğu hâllerden biri de kadının evinin en iç kısmında bulunduğu zamandır.”
93000
İHLÂS SÛRESİ’NİN FAZİLETİ

• Ebû Saîd (radıyallâhu anh) rivayet ediyor:

Resûlullâh ﷺ bir gün ashâbına şöyle buyurdu:

“Sizden biri bir gecede Kur’ân-ı Kerîm’in üçte birini okumaktan âciz midir?”

Ashâb:

“Buna hangimiz güç yetirebilir ki?” dediler.

Bunun üzerine Resûlullâh ﷺ şöyle buyurdu:

“Kul hüvallâhu ehad, Allâhu’s-Samed (İhlâs Sûresi), Kur’ân’ın üçte biridir.”

(Buhârî, Müslim, Tirmizî, Nesâî)

⸻

• Enes (radıyallâhu anh) rivayet ediyor:

Bir adam, İhlâs Sûresi’ni kastederek:

“Ey Allâh’ın Resûlü! Ben bu sûreyi seviyorum.” dedi.

Resûlullâh ﷺ şöyle buyurdu:

“Onu sevmen seni cennete sokacaktır.”

(Tirmizî)

⸻

• Enes (radıyallâhu anh) rivayet ediyor:

Resûlullâh ﷺ şöyle buyurdu:

“Kim ‘Kul hüvallâhu ehad’ sûresini günde iki yüz defa okursa, kul hakları hariç elli yıllık günahı silinir.”

(Tirmizî)

⸻

• Enes (radıyallâhu anh) rivayet ediyor:

Resûlullâh ﷺ şöyle buyurdu:

“Kim uyumak istediğinde sağ tarafına yatar ve ardından ‘Kul hüvallâhu ehad’ sûresini yüz defa okursa, Yüce Allah kıyamet günü ona: ‘Sağ tarafından cennete gir.’ buyuracaktır.”

(Tirmizî)

#KuranileHastalıklaraŞifa
84000
“Nasıl ki Rabbin seni hak uğruna (savaşmak üzere) evinden çıkarmıştı. Mu’minlerden bir grup ise bu konuda kesinlikle isteksizdi. Gerçek apaçık ortaya çıktıktan sonra, sanki göz göre göre ölüme sürülüyorlarmış gibi seninle o konuda tartışıyorlardı.”

Takva sahibi nefisler tüm hatalardan korunmuş değildir.
Mucahidlerin cihad esnasında birbirlerini mazur görmesi gerekir. Bazı Mu’minlerin dillerinden kalp kırıcı sözlerin çıkması gayet olağandır.
İşte Enfâl Suresi, sahabe-i kiramdan bahsediyor.
Aralarından bir grup, hoşnutsuzluk duyarak savaşa çıkıyor. Üstelik kesin bir emir gelmişken ordu komutanı olan Peygamber aleyhisselâm ile de tartışıyorlar.
Nefis sahibi insanın böyle davranışlar göstermesi garip değildir.
Fakat bu konuyu cihaddan ve mucahidlere yardımdan geri kalan insanlara bahane olsun diye açmadım.
Savaş meydanındaki bazı mucahidler bu tarz cümleler kuracak olursa, diğer mücahidler onları mazur görsün diye bunları yazıyorum.
Zira Kur’an, bu cümleleri kuran kimselerin “Mu’minlerden bir grup” olduğunu söyleyerek Mu’min olduklarını kabul etmiştir.
Onları “münafıklardan bir grup” olarak zikretmemiştir.

Allah’ım, Sen bize doğru yolu göster, bizi nefislerimizin şerrinden muhafaza et.

#TufanSancağıAltında
83000
İmam İbnu’l-Kayyım (rahimehullâh) şöyle demiştir:

“İnsanın iç dünyasındaki duygu ve düşüncelerini muhafaza etmesine götüren yol nedir, diye soracak olursan, birçok sebep olduğunu söylerim.

Birincisi: Rab Teâlâ’nın senin kalbine muttali olduğu, kalbine baktığı ve iç dünyanda cereyan eden her şeyi tüm detaylarıyla bildiğine dair kesin bilgidir.

İkincisi: Allah’a karşı duyulan hayâdır.

Üçüncüsü: Kendisini tanımak ve sevmek için yarattığı kalp yuvasında, bu tür duygu ve düşünceleri Allah Teâlâ’nın görmesini gözünde büyük bir şey olarak görmendir.

Dördüncüsü: Bu duygu ve düşünceler sebebiyle Allah Teâlâ katında değerini yitirmekten korkmandır.

Beşincisi: Kalbine Allah sevgisiyle birlikte başka bir şeyin yerleşmemesini arzu etmendir.”

Selim kalbin tarifi şöyle yapılmaktadır:

“Kalb-i selim; kişinin Allah’ın huzuruna ancak kendisiyle geldiğinde felah bulabileceği, Allah Teâlâ’nın haber verdiği şeylere aykırı düşen şüphelerden, O’nun emrine aykırı iradelerden uzak; ilâhî habere tasdik ve yakîn ile boyun eğen, ilâhî taleplere râm olup imtisal eden kalptir.”

#EsmâulHusnâ
89000
(Hakiki hükümranlığa sahip olan Allah), günahı bağışlar, sıkıntıyı giderir, kederi bertaraf eder, mazluma destek olur, zalimden hakkı alır, esiri hürriyetine kavuşturur, fakiri zengin eder, kırılmış olanı onarır, hastaya şifa verir, musibetten kurtarır, ayıbı örter, zelili aziz eder, azizi zelil eder, dilekte bulunana verir, bir devleti götürüp bir başkasını getirir, iyi ve kötü günleri insanlar arasında sırayla döndürür, bazı toplumları yüceltip bazılarını alçaltır.

Gökler ve yer yaratılmadan elli bin yıl önce takdir ettiği yazgıları, gerçekleşecekleri zamanlara doğru sevk eder. Bunlardan hiçbirinin zamanı bir an önceye de, bir an sonraya da kaymaz. Bilakis her birini, mutlak hükümranlığa sahip olan Allah, bir kitapta sayıp dökmüş; bunlar üzerinde kalemi cari olmuş, hükmünü uygulamış ve ezelî ilmiyle bunları önceden bilmiştir.

Bütün hükümranlığı üzerinde tek başına tasarruf eder. Hükümranlığı konusunda hiç kimse O’nunla mücadele edemez, O’na karşı çıkamaz. O’nun hükümranlığı üzerindeki tasarrufu; adalet, ihsan, hikmet, maslahat ve rahmet çerçevesinde cereyan eder. O’nun tasarrufları bu çerçevenin dışına çıkmaz.

#EsmâulHusnâ
87000
Şayet düşük iraden, fuhuş ve zinayı o en yüce sevgiliye (Allah’a) olan sevginden dolayı terk etmene yetmez; sönük kalırsa ve sen onun ehlinden değilsen; hiç olmazsa, Allah’ın kitabında niteliklerini anlattığı, Peygamberini onlara teşvik ettirdiği cennete sevginden dolayı terk et.

Şayet iraden cennete ulaşma arzusundan acizse, cennete talip olmaya layık değilse ve nefsin seni, buradakileri oradakilere tercih ettiriyorsa… İşte bu durumda yaptıklarının dünyada ve ahirette gelecek cezalarına karşı uyanık ve hazır ol.
Ve bil ki cezalar çeşit çeşittir.
Bazen hemen verilir, bazen ertelenir.
Bazen de Allah, asiye her ikisini de verir.

• İbnu’l Kayyim El-Cevziyye
162000
Akıllı kişi şunu iyi bilsin ki;
Şehvetlerinin müptelası olan kişiler öyle bir noktaya gelirler ki onlardan hiçbir zevk alamazlar. Bununla birlikte onları terk edemezler de. Çünkü onlar, bu kimseler için “zorunlu ihtiyaçlar” yerini almıştır.

Bu yüzden içki ve cima müptelası kimselerin, bunları nadiren yapan kimselerin tattığı zevkin onda birini dahi tadamadıklarını görürsün.
Ancak alışkanlık bunu gerektirir.
Ve o kişi, alışkanlığının istediklerine ulaşabilmek için kendisini helâka götüren tehlikelere atar.

Şayet ondan hevâ perdesi kalksaydı, mutluluk sandığı yönden bedbahtlaştığını, sevinç sandığı yönden gama boğulduğunu, lezzet istediği yerde elem duyduğunu anlardı.

O, buğday tanesi ile kandırılan bir kuş gibidir; ne buğday tanesine ulaşır ne de düştüğü tuzaktan kurtulur…

• İbnu’l Kayyim El-Cevziyye
129000
Her kim yaşamın hoşluğunu ve tadını Allah’ın haram kıldığı şeylerde ararsa, Allah onu niyetinin aksine cezalandırır.
Çünkü Allah katındaki lezzetlere ancak O’na itaatle ulaşılır.
Allah, kendisine isyanda hiçbir hayra yol yapmamıştır.

Şayet facir kişi, iffetli kimsedeki lezzet, sevinç, gönül ferahlığı ve hoş yaşam gibi nimetleri bilseydi, kendisinin elden kaçırdığı lezzetlerin, ele geçirdiği lezzetlerden kat kat fazla olduğunu görürdü.
Bırak “güzel sonuç” kârını, Allah’ın sevabını ve rızasını kazanmayı; sırf bu haz ve lezzetlerin dahi kendi lezzetlerinin kat kat fazlası olduğunu bilirdi.

• İbnu’l Kayyim El-Cevziyye, Âşıklar, s.391
125000
Her gün Kur’ân’dan birkaç cüz okuyan,
farz ve nafile namazlarını kılan,
gece namazını (teheccüdü) ve duhâyı kılan; istiğfar ve diğer zikirlerden kendisine bir pay ayıran; işine veya okuluna giden, spor yapan, ailesiyle vakit geçiren ve dinî ya da dünyevî ilim öğrenen bir insanın Allah’a isyan edecek vakti kalır mı?

Boş vakit, günaha düşmenin sebeplerindendir.
133000
Kulun Allah tarafından seviliyor olması, onun Allah’ı sevmesinden daha yücedir.
Asıl şeref, senin Allah’ı sevmen değil, O’nun seni sevmesidir.
Sevgiliye itaat, O’nun sevgisini kazanmanın adresidir.
Şu şiirde de söylendiği gibi:

Hem İlâh’a isyan ediyor,
Hem de O’nu sevdiğini mi sanıyorsun?
Bu, kıyasta “büyük bir imkânsız”dır.
Şayet sevgin gerçek olsaydı, O’na itaat ederdin.
Çünkü seven kişi sevgilisine itaatkârdır.

• İbnu’l Kayyim El-Cevziyye, Âşıklar, s.279
146000
İbnû’l-Cevzî rahimehullah şöyle demiştir:

“Tembellik yatağında uyuyan kişi sürüklenerek hüzün vadisine düşer.
Adamlık, tabiatının çamurunda yer alan bir güçtür.
Kadınlık ise güçsüzlüktür.
Aslan yavrusu gayretli, kurt yavrusu ise gaddardır.
Hepsinin davranışları tabiatları sebebiyledir.
Ciddiyet tamamıyla hareketlilik iken tembellik tümüyle atalettir.
Yumurtadan çıktığı vakit horoz ile tavuğu ayırt etmek istersen civcivi gagasından tut.
Eğer hareket ederse horoz, etmezse tavuktur.
Yüce hedeflerin peşinden gitme noktasında tembellik yapıyorsan azmin kadınsılaşmaya başlamış demektir.”

• Mevsûatû’l-Ahlâk ve’z-Zuhd
134000
Ey Mucahid!
Allah için sev, Allah için kız!
Allah için dost ol, Allah için düşman ol!
Allah’ın dostluğu ancak bu şekilde kazanılır.
Namazı, orucu çok olsa da böyle yapmayan kişi imanın lezzetini alamaz. Şimdi bütün dostluklar dünya için oldu. Ama bu tür dostluklar sahibine bir şey kazandırmaz.

Ey Mücahid!
Sabah olunca akşam ne olacağını düşünmediğin gibi, akşamleyin de sabah ne olacak diye kaygılanma!
Hastalığı düşünerek sağlıklı olduğun zamanları iyi değerlendir.
Ölümü düşünerek hayatını iyi değerlendir.

#ÇocukSahabiler
169000
Allah Teâlâ, mu’min ile fâciri ayırmaksızın herkese rızkını helal olarak takdir etmiştir.
Kişi sabrederse Allah ona o rızkı helal yoldan ulaştırır.
Eğer acele eder ve rızkını haram yoldan elde etmeye kalkışırsa, Allah onun helal rızkını eksiltir.
142000
İbn Berîd der ki:

Bir gün Abdullah b. Abbas dilini tutarak şöyle dedi:

“Yazık sana! Ya hayır söyle, kazan; ya da sus, kurtul! Eğer böyle yapmazsan pişman olacağını bil.”

Yanındakiler bunun sebebini sorunca şöyle dedi:

“Çünkü insanın kıyamet günü, dilinden daha fazla zarar gördüğü bir organının olmadığını duydum.”

⸻

“İyilik ancak üç şeyle tamamlanır:

• Onu yapmakta acele etmek,
• Onu küçük görmek,
• Onu gizlemek.

Eğer ona acele edilirse kolaylaşır ve hedefe ulaşır. Küçük görülürse büyür, gizlenirse kıymetlenir.”

⸻

“Eğer kardeşim bana hoşlanmayacağım bir söz söyler veya bir davranışta bulunursa ona üç şekilde karşılık veririm:

Eğer benden fazilet, yaş veya mevki bakımından üstünse onun kıymetini bilirim.

Benim dengimse ona ikramda bulunurum.

Benden küçükse bu konuda onunla muhatap olmam.

Benim yaşayışım böyledir. Kim bu davranışımı beğenmiyorsa Allah’ın arzı geniştir.”

#ÇocukSahabiler
171000
ALLAH YOLUNDA ÜSTÜN AZİM

Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:

”(İman ve amelde) öne geçenler ise (ahirette de) öne geçenlerdir. İşte onlar, Allah’a yaklaştırılmış kimselerdir.”
(Vâkıa Sûresi, 10-11. âyetler)

Şeyh Abdurrahman es-Sa‘dî (rahimehullah) şöyle demiştir:

“Yani dünyada hayırlarda öne geçenler, ahirette de cennete girmede öne geçenlerdir. İşte bunlar, Allah katında Naîm cennetlerinde, İlliyyîn’in en üst derecelerinde, üzerinde daha yüksek bir makam bulunmayan en yüce mertebelere yaklaştırılan kimselerdir.”

Allah Rasûlü ﷺ şöyle buyurmuştur:

“Müferridler öne geçti.”

Bunun üzerine sahâbîler:

“Müferridler kimlerdir, ey Allah’ın Rasûlü?” diye sordular.

Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu:

“Allah’ı çokça zikreden erkekler ve Allah’ı çokça zikreden kadınlardır.”
(Müslim)

Allah’a Doğru Yürüyenlerin Derecesine Nasıl Ulaşırız? - Şeyh Hâlid el-Huseynân
120000
Photo
Aksâ bir aydır kapalı. Ve biz Müslümanlar bunu Hürmüz’ün kapatılması kadar gündem etmiyoruz.

Mescidimiz kapalı Müslümanlar
İlk kıblemiz kapalı
Nebîlerin namazgâhında bir aydır namaz yok, kıyâm yok, secde yok

«Allah’ın mescidlerinde O’nun adının anılmasına engel olan ve onların harâb olması için çalışanlardan daha zâlim kim vardır?» Bakara: 114

«Hâlbuki böyleleri o mescidlere (eğer girerlerse) ancak korka korka girebilmelidirler..»

Bir aydır Mescidimize yapılan bu zulüm bizim akîdemize, mukaddesâtımıza ve kimliğimize bir tehdittir. Bu umursamazlık, bu hissizlik bile Allah’ın Dîninin ve Mukaddesâtının Müslümanlar indinde ne kadar değeri kaldığını gösteriyor.. Dünyâ şehvetleri içinde küf tutmuşuz.

Allah’ım.. Sana dayandık yâ Rabbi.. Bu dîni savunacak adam kalmadı yâ Rabbi. Şikâyetimiz Sana yâ Rabbi..
104004

Showing 30 of 39 posts

Derecelendirme

Giriş yapılması gerekli

Frequently Asked Questions

📝KİTAPLARDAN ALINTILAR✏️ Telegram kanalı ne hakkında?+

📝KİTAPLARDAN ALINTILAR✏️ (@kitabtannotlar), tgdio üzerinde İlham Verici Sözler kategorisinde listelenen bir Telegram kanalıdır. Abone olmadan önce sıralama, puan, yorum ve gönderilere bakın. Şu an tgdio üzerinde yaklaşık 113 abonesi var.

📝KİTAPLARDAN ALINTILAR✏️ (@kitabtannotlar) kanalına nasıl katılırım?+

tgdio üzerindeki kanal profilini açın, Join / Open in Telegram ile @kitabtannotlar abonesi olun.

📝KİTAPLARDAN ALINTILAR✏️ iyi bir İlham Verici Sözler kanalı mı?+

tgdio üzerinde katılmadan önce 📝KİTAPLARDAN ALINTILAR✏️ puanını, yorumlarını ve sıralamasını kontrol edin. Şu an tgdio üzerinde yaklaşık 113 abonesi var. Benzer İlham Verici Sözler kanallarla karşılaştırın.

📝KİTAPLARDAN ALINTILAR✏️ istatistiklerini nerede görürüm?+

tgdio üzerinde @kitabtannotlar sayfasını açın: abone istatistikleri, sıralama, puan ve gönderiler.