«ازْهَدْ فِي الدُّنْيَا يُحِبَّكَ اللَّهُ وَازْهَدْ فِيمَا عِنْدَ النَّاسِ يُحِبَّكَ النَّاسُ»
"Dünyaya karşı zâhid ol ki Allah seni sevsin; insanların elindekine göz dikme ki insanlar seni sevsin." (İbn Mâce, Zühd)
Gazâlî, zühdü fakirlikle karıştırmamak gerektiğini söyler ve şu tarifi yapar: Zühd, malın elde olmaması değil, kalpte olmamasıdır. Bir kimse zengin olup da malı kalbine sokmamışsa zâhiddir; fakir olup da elde edemediğinin hasretiyle yanıyorsa zâhid değildir. (Gazâlî, İhyâ, Kitâbü'l-fakr ve'z-zühd)
Bu tarif, çocuğa sadeliği öğretmenin doğru yolunu gösterir.
Sadelik, çocuğu mahrum bırakmak değildir. Mahrum bırakılan çocuk zâhid olmaz; sadece hasret büyütür ve eline geçtiği gün doyamaz.
Sadelik, çocuğa elindekinin yeterli olduğunu hissettirmektir. Bu his, kısıtlamayla değil, memnuniyetle kurulur. Ve memnuniyet, önce anne babada görülür.
Bugün için ölçü: Evde bir şeyin eksikliğinden şikâyet ettiğiniz cümleleri bir hafta sayın. Sonra elinizde olandan memnuniyetle bahsettiğiniz cümleleri sayın. Çocuk, hangisi çoksa onu öğreniyor.
@ailecocuk Telegram Kanalı









